Benim can parçam,
O çok beklediğim doğumgünlerinden biri buymuş. Tanışmak için sabırsızlandığım oğlum çıktı karşıma.
Artık anlıyor, anlatıyor, okuyor, farkediyor, dinliyor ve karşımda dikilmiş bir küçük erkek olmuş.
Bu sayfayı seni anlatmak için yapmıştım. Artık sana anlatmak vakti gelmiş.. Anlatacak onca şey var ki, hiç susmasam..
Bir insanı doğurmak, büyütmek ne güzel şeymiş.
“Düşmem ben kanatlarım var ruhumda” dedirtiyor.
Heyecanların en abartılısını verip, o heyecanın içinde sabrı ve sakinliği öğretiyor.
Hiç bu kadar Yaradan’ı anıp, bu kadar şükretmemiştim. Yaratılanı görünce, yaradanın mucizesini baştan keşfettim.
Daha önce hiçbir şeyi bu kadar sevmemişim; seni severken anladım. Kalbim kocamanmış.
Daha önce hiçbir şeyden bu kadar korkmamışım; ‘sana bir şey olursa’ korkusunu tadınca anladım. Korkağın tekiymişim.
Daha önce hiçbir şeye bu kadar emek vermemişim, senin için pıtır pıtır didinirken anladım.
Seni büyüttükçe büyüdüm, meğer bilmediğim ne çok şey varmış.
Yaşadığımı anladım dedikleri buymuş.
“Burnumun direği sızladı” deyimi yaşanabiliyormuş.
Bunların hepsinin adı ‘Anne’ olmakmış.
Ben seni büyüteceğim, abartacağım, koruyacağım, sakınacağım ve çok seveceğim ama susacağım.
Bunlar sana ağırlık yapar da hayallerin küçülür diye.. İnsan büyüdükçe hayalleri küçülürmüş.
Bu sayfamızdaki anılar, büyürken, nasıl büyük güldüğünün, nasıl heyecanla yürüdüğünün, nasıl çabayla yükseklere uzandığının resmidir.
Gülüşün, çaban, heyacanın için gene gene gene bin şükürler yaradana.
Kalbin için..
Varlığın varlığıma armağandır.
"Meğer seninle konuşmayan minnacık bir adam, sana kendini anlattırırmış.
Meğer ben bir matruşkaymışım. İçimden bir küçüğüm çıkarmış."
Sen iyi kalpli bir çocuksun ve ben seni çok seviyorum.
Can parçam, bal küpüm, Deniz'im,
Mutlu yıllar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder