10 Nisan 2016 Pazar

Doğumgünün kutlu olsun Deniz'im




Doğumun yaklaşmıştı ama kesin tarih belli değildi. Büyük ihtimalle hafta içi olacak deniyordu. O zamanlar Samsun'da çalışıyordum. Haftasonu için İstanbul'a gelmiştim. İçimde küçücük bir ümit belki ben burdayken doğarsın diyordum. Cumartesi sabahı kahvaltı sonrası Abim işe gideceğini söyledi, ben de Oguzhan'la buluşmak için evden çıktım. Bir alışveriş merkezinde vakit geçirirken telefonum çaldı. Arayan Abimdi. Doğum sancıları başladı biz hastaneye geçiyoruz diyordu. Hemen hastaneye koşturduk Oguzhan'la. Geldiğimizde doğum başlamıştı bile. Dualar eşliğinde geçirdiğimiz heyecanlı saatlerin sonunda haberi aldık. Aylarca beklenen, nice hayaller kurulan, ümitler bağlanan, ailesinin ilk çocuğu, anneannesinin, babaannesinin ilk torunu, hepimizin gözbebeği Deniz, sonunda gelmişti. Doğmuştun işte!

Doğum sonrası ilk muayene için üst kata çıkacaklarını, bizim de seni orda görebileceğimizi söylemisti hemşire. Telaşla yukarıya çıktığımızda ilk olarak Abimi gördüm. Heyecan, sevinç, neşe, hüzün, şaşkınlık, tedirginlik hepsi üzerindeydi. Ama en çok da mutluluk. Abimi hiç bu kadar mutlu görmemiştim. Camekanlı bir odanın önüne geçtik sonra. Camın ardında dünyaya gözlerini yeni açmış küçücük bebekler. Ve sonra... Sen geldin. Bir hemşirenin kucağında ağlayarak girdin odaya. Hemşire camın ardındaki heycanımızı ve garip hareketlerimizi sezmiş olacak doğruca bize doğru getirdi Seni. Ve inanır mısın, o ana dek odaya girdiğinden beri ağlayan Sen, birden sustun ve sessizce bize baktın. İşte bu ilk "merhaba"ydı. "Selam ben geldim, sizi tanıyorum, sizinle mutluyum ve artık hep hayatınızdayım" diyordun.

Artık hep hayatımızdasın Deniz... Ve iyi ki varsın, iyiki yanımızdasın. Bizim Denizimiz oldun. Denizler gibi engin yürekli Deniz; tuzunla, suyunla, kumunla, çakılınla bize hayat verdin...

Doğumgünün kutlu olsun Deniz'im.

Hiç yorum yok: